Altındağ Bayan Masör Hizmeti Ebru

Altındağ Bayan Masör

Altındağ Bayan Masör

Soluğu kesilen Domuzcuk,

“Geldi!” dedi. “gerçektenvarmış o!”

Ralph’a sıkı sıkı sarıldı; soluyabilmek için doğruldu.

“Dışarı gel. Domuzcuk. Seni isterim. Domuzcuk.”

Ralph’ın ağzı, Domuzcuk’un kulağına yapışmıştı.

“Bir şey söyleme.”

“Domuzcuk… Nerdesin Domuzcuk?”

Barınağın arkasına bir şey sürtündü. Domuzcuk, bir an

kıpırdamadan durdu; sonrasında astım nöbeti başladı. Sırtı bir yay

şeklinde gerildi; bacakları yaprakları ezerek, çırpınmaya başladı.

Ralph yuvarlanıp Domuzcuk’tan uzaklaştı.

Sonra, kin dolu bir hırlama duyuldu barınağın girişinde.

Canlı yaratıklar, gümbürdeyerek yere atıldılar. Biri, Ralph’a

takılıp tökezledi. Domuzcuk’un bulunmuş olduğu köşe,

karmakarışık hırlamalar, çatırdamalar, hızla inip kalkan kollar

ve bacaklarla doldu. Ralph, bir yumruk attı. Derken, Ralph ile

on veya on iki birey sandığı ötekiler, yerlerde alt alta üst üste

yuvarlandılar, vurdular, ısırdılar, tırnakladılar. İtilip kakılan,

her bir yanı parçalanan Ralph’ın ağzına birinin parmakları

girince, Ralph ısırdı. Bir yumruk çekilip, bir piston şeklinde öyle

bir geri döndü ki, Ralph, tüm barınağın ışıklar saçarak havaya

uçtuğunu sandı. Yana dönüp kıvrılan bir gövdenin üstüne

Altındağ Bayan Masör

çıktı. Yanağında sıcak bir soluk duydu. Sıktığı yumruğunu bir

çekiç gibi kullanarak, altındaki ağzı üst üste yumruklamaya

başladı. Yüz kayganlaştıkça, gittikçe artan bir tutkuyla,

çılgınca vuruyordu. Sert bir hareketle kalkan bir diz,

bacaklarının arasına çarptı. Kendisini acısına veren Ralph,

yana düştü; dövüşenler, onun üstünden yuvarlanıp,

uzaklaştılar. Sonra barınak, her şeyi yok eden bir mutlaka

çöktü. Kimliği bilinmeyen karanlık biçimler, yıkıntıdan çıkıp,

itişe kakışa kaçıştılar. Küçüklerin çığlıklarıyla, tıinanan

Domuzcuk’un solumaları, ancak o süre yine duyuldu.

Ralph, titreyen bir sesle bağırdı:

“Siz küçükler, uyuyun. Ötekilerle dövüştük. Hadi, uyuyun

artık.” Eric’le Sam yaklaştılar; gözlerini kısıp, Ralph’a

baktılar.

“Siz ikiniz, iyi misiniz?”

“İyiyiz herhalde…”

“… Ben yumruklandım.”

“Ben de. Domuzcuk nasıl?”

Domuzcuk’u yıkıntıdan çekip çıkardılar; bir ağaca

dayadılar. Gece serindi; korkudan arınmıştı şimdilik.

Domuzcuk biraz daha rahat nefes alabiliyordu.

“Yaralandın mı, Domuzcuk?”

“Çok değil.”

Ralph, acıyla mevzuştu:

“Jack ile avcılarıydı bunlar. Niçin bizi rahat bırakmazlar?”

“Ağızlarının paylarını verdik” dedi Sam.

Sonrasında, dürüstlüğünden ötürü ekledi:

“Daha kısaca, sen ağızlarının oranını verdin. Ben bir

köşede kendi kendime uğraştım.”

Ralph,

“Onlardan birinin canına okudum” dedi; “bir güzel

patakladım onu. Gene gelip bizimle dövüşmeye kalkmazlar

bir süre.”

“Ben de birinin canına okudum” dedi Eric. “Uyandığım