Altındağ Mutlu Sonlu Masöz Bayanlar
Altındağ Mutlu Sonlu Masöz
Elizabeth ta baştan beri Lesje’yı uğraşılması zor bir insan olarak gö rmü ştü r. Garip, kimi zaman informasyonçlik taslayan, ü rkek biri. Fazla uzmanlaşmış. Elizabeth bugü n onu her zamankinden daha bü yü k bir ilgiyle izliyor fakat. Şimdi dü şü nü yor da, Kasım ayında mü zeye meydana getirilen o ziyaret gerçekte bir uyarıydı. Çocuklar kendilerine mü zeyi Altındağ Mutlu Sonlu Masöz gezdiren dinozor hanımdan ona sö z etmişlerdi. Nate’se hiçbir şey sö ylememişti. Elizabeth’e oraya beraber gitmeyi ö nermişti ama olmamıştı. Nate’in yü zü ndeki dalgın ifade her gü n birazcık daha artıyor. Eliyle mobilyaları sıvazlayıp duruyor. Elizabeth yanılmadığından hemen hemen emin. Her neyse, yarın her şeyi öğrenecek nasıl olsa.
Martha, “Sö zde birbirimize içten davranacaktık” diyor. “fakat hiç yapmadık bunu, ö yle değil mi? Yani demek isterim ki, biz de onun hakkında bolca bol mevzuştuk, fakat ben senin hakkında ne dü şü ndü ğü mü hiç sö ylemedim, sen de benim için ne düşündüğünü söylemedin. Aslına bakarsak biz de dürüst değildik. Söylediklerim doğru değil mi?”
Altındağ Mutlu Sonlu Masöz
Martha şimdi de dü rü stlü ğe soyunuyor. Hemen burada, mü ze kafeteryasında, yarışırcasına birbirlerine bağırıp çağırsınlar isterdi. Elizabeth keşke Nate kendisine biraz daha oturup kalkmayı bilen bir hanım arkadaş bulsaydı diye dü şü nü yor. Fakat avuç içi kadar bir avukat bü rosunda çalışan bir yazman parçasından ne beklenebilir ki? Elizabeth’in şu anda dü rü stlü ğe vakti yok. Gerçek dü şü ncelerini Martha’ya sö ylemenin bir işe yarayacağım sanmıyor. Martha’nın kendisi hakkında ne planladığınü ise zaten biliyor.
Herhangi bir yarışta biliyor ki kazanan kendisi olacaktır. Martha’nın bir tek kelime dağarcığı vardır. Hep kullandığı dağarcık. Elizabeth’in ise iki kelime dağarcığı vardır; Sonradan kazanmıştırğı asil şıklık, ki bu bir ciladır fakat yararlıdır: I˙malı, kurnazca, esnek, iltifatçı. Bunun yamsıra bir dili daha vardır; daha eski, daha katı bir dil. Bu dil kibarlığın, soyluluğun ta ö te ucundaki sokaklardan, okul bahçelerinden kalmadır. Elizabeth annesiyle babası her ev değiştirdiğinde bu dili çarpışa çarpışa, bileğinin gücüyle öğrenmiştir.
Son yorumlar